Aramızdan ayrılışının 70. yılını da hasretle andığımız büyük Atatürk'ün hayatı ve hayatına yön veren prensip mahiyetindeki sözleri bugün de yolumuza ışık tutmaktadır. Gerçi kendisi hayatta iken çevresine "dogmalara bağlanmayın" demiştir. Ama biz, bugün ölümünden yıllar sonra bile onu tam olarak kavrayabilmiş, anlayabilmiş değiliz. Şu son onbeş - yirmi yıl içinde Atatürk'ün değerini ve büyük liderliğini yeniden keşfetmiş gibiyiz. Bugünkü dünya siyasi stratejilerinde Türkiye üzerine bir çığ gibi çöken Batılı emperyalist güçlerin yeni stratejileri karşısında onun bize çizdiği yol bir güneş gibi yeniden parlamaya başlamıştır.
Çok garip bir durum:
Dünyada Atatürk hakkında binlerce eser yayınlanmıştır. Bu eserlerin herhangi birini okuduğumuzda onların Atatürk'ü bizden daha iyi yorumladıklarını, bizden daha derinlemesine anladıklarını büyük bir hayretle müşahede ediyoruz. Kendi çağındaki esir milletlere onun mücadelesi ve bütün Batılı emperyalist güçlere karşı kazandığı zaferleri örnek olmuştu. Bu bir söylem değil büyük bir gerçektir. Bu durumu Atatürk'den sonra milli devletlerini kuran ve istiklale kavuşturan hemen bütün devlet büyükleri Gandi, Muhammed Ali Cinnah, Nehru, Mussolini ve Hitler sağlıklarında itiraf etmişlerdir. Bugüne kadar gelip geçmiş, hataları ve sevapları ile tarihe intikal etmiş liderler ve devlet adamları arasında onun kadar sevilen ve onun kadar özlemle, saygı ile anılan bir başka lidere rastlayamıyoruz. Sağlığında kendisine adeta tapılan pek çok lider vardır ki ölümlerinden hemen sonra milletleri tarafından bügün de lanetle anılmaktadır.
Atatürk'e gelince:
Yabancı ülkelerde bile heykelleri, büstleri dikilen nadir büyük adamlar arasındadır. Yavuz Donat, Sabah gazetesindeki sütununda onun Şili'de bir parktaki heykelinin kaidesine yazılan kitabenin metnini verdi:
"Kendi içindeki ateşi milletine maleden adam. Kendi meşalesini vatandaşının eline veren kahraman adam..."
Biz ne yaptık:
1950'li yıllarda işe onun heykellerini kırmakla başlandı. "Ticani" lerin girişimi ile heykellerine saldırıldı. Sonunda iş Atatürk'ü Koruma Kanunu'nun çıkarılmasına kadar sürdü. Bu saldırılar zaman zaman kendini bilmez zavallılar tarafından tekrarlanmış ve gereken kanuni takibata ve cezalara uğramışlardır.
Görüldüğü gibi "Atatürk'ü Koruma Kanunu" bazı meczupların söylediği gibi keyiften çıkarılmış kanun değildir.
Çünkü o kesimler "madem bu ülkenin kurucusu madem çok büyük insan niye kanunla korunuyor" gibi herzeleri yumurtluyorlar. ESTERGON
Yapacağınız Yorumları Öyle Güzel Seçin ki;
Karşınızdaki İnsan Ne Kırılsın Ne Gücensin,
Her Mesajınız Sizin Kariyerinizi ve Kişiliğinizi Ortaya Koyacaktır.
Unutmayın ki Paylaşım Yapanlarda İnsandır,Robot Değil
"Sizinde Bir Siteniz Neden Olmasın"
Ayrıntılı Bilgi İçin Ziyaretciler mesaj icerisindeki linkleri goremezler. Linkleri gorebilmek icin lutfen buraya tiklayarak kayit olunuz.
Sitemizdeki Reklamlara Tıklayarak Vermiş Olduğunuz Katkılardan Ötürü Teşekkür Ederiz